Beyaz Yakalılara 10 !f Filmi Tavsiyesi

if-istanbul-2014Sinemaseverlerin her sene heyecanla beklediği Türkiye’nin başlıca film festivallerinden !f Uluslararası Bağımsız Film Festivali en sonunda 2014 programıyla karşımızda. Keş!f, Digiturk Galaları, !f Music, Oyun, Gökkuşağı gibi daha önceden aşina olduğumuz kategorilere bu sene Aşk & Başka Bir Dünya kategorisi eklenmiş; ilk bakışta göze çarpan farklılık bu. Onun haricinde program yine aynı zenginlikte ve her türden bağımsız filmlere doyacağımız 11 Continue reading

Bhaag Milkha Bhaag (2013): Uçan Sih’in Ödüllü Hikayesi

Bhaag-Milkha-BhaagBu sene 59.su düzenlenen, Hindistan’ın en prestijli sinema ödüllerinin dağıtıldığı 2014 Filmfare Awards ödül töreninde ‘En İyi Film’, ‘En İyi Yönetmen’ ve ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülleri dahil olmak üzere 6 dalda ödül kazanan Bhaag Milkha Bhaag,  Uçan Sih lakaplı sprinterin gerçek yaşam öyküsünü anlatmakta.

Sihlik Hindistan’da yaygın görülen bir inanç şekli olup, görünüş olarak en belirgin özellikleri saçlarını kesmemeleri ve topuz yapmalarıdır. Tarihin en ünlü sihlerinden biri olarak Milkha Singh’i sayabiliriz çünkü pek çok yarışmadan altın madalyayla dönmüş, dünya rekoru kırmış, Hindistan’ın en önemli spor ikonu olmuş bir kimsenin Hindistan-Pakistan savaşının olduğu dönemlerde gelişimini gösterip bu başarıyı Continue reading

The Broken Circle Breakdown (2012): Amerikan Rüyasına Avrupa Tokadı!

The-Broken-Circle-BreakdownKadere inanmayan insanlar için, bazı sorulara cevap vermek oldukça zordur. Amerikan tarzıyla ve Bluegrass Country müzik grubuyla birlikte Belçika’da özgür bir hayatın keyfini çıkaran Didier ateisttir, onun için ruhun yolculuğu bu dünyada sona erecektir. Yeni tanıştığı Elisa ise dövme dükkanı olan punk ruhlu bir katoliktir, Didier kadar çılgındır, ancak o bu hayatın ardından başka bir hayatın olacağına inanmaktadır. Didier ile Elisa’nın toplumdan yalıtılmış bir çiftlik arazisinde, bir başlarına yaşadıkları aşkın meyvesi hiç beklemedikleri bir anda gelir. 2014 Oscar yarışında yabancı dilde en iyi film adaylarından olan Felix Van Groeningen’in bu filmi, Didier ile Elise’nin 7 yaşındaki kızlarının kanser olması ve bunun üzerine iki farklı inançta ve karakterdeki insanın kırılmalarını Continue reading

Sinemada Modern Anlatı İle Postmodern Anlatı Yapısının Karşılaştırılması ve David Lynch Sineması

Özet

Modernizm kavramı, aydınlanmayla temeli atılmış ve toplumların tüm yaşantı pratiklerinde yer edinmiş bir kavramdır. Aydınlanma düşüncesiyle dolaşımı artan akıl, ilerleme ve kurtuluşa erişme kavramları modernizmin de başat düşünceleri haline gelmiştir. Aydınlanma filozofları, moderniteyle akıl arasında güçlü bir ilişki kurar. Öyle ki; tarihsel, sosyal ve felsefi olarak ilerlemenin gerçekleşmesi aklın sürekli ilerleme eğiliminde olmasıyla mümkündür. Mutlak kurtuluş, vaat edilen özgürlüğe ulaşılınca gerçekleşir. Continue reading

Türk Sinemasında Bir Anlatı Ögesi Olarak Mutfak ve Sofra Kültürü

Giriş

Orta Asya’nın göçebe yaşantısının ardından yerleşik düzene geçilmesi, bolluk ve bereketin simgesi ve bilinen en eski tanrıça olan Kibele’nin doğduğu Anadolu’ya göç edilmesi ve burada farklı medeniyetlerle karışılması, yıkılan her devletin ardından kurulan yenilerinin mevcut kültürü sahiplenerek geliştirmeye devam etmesi ve günümüze yaklaştıkça küreselleşmenin de etkisiyle, Türk mutfağı bugün oldukça zengin ve incelenmeye değer bir kültür olma özelliğindedir. Bu bakımdan Türk mutfağının temellerini, tarihsel birikim ve çeşitlilik, coğrafyanın ve mevsimlerin zenginliği ve değişikliği, denizlerin ve göllerin çeşitliliği ve buna bağlı ürünlerin oluşturduğu söylenebilir. (Araz, 1999: 18) Continue reading

12 Years a Slave (2013): Oscar Yolunda Harcanan Yönetmenin Dramı

12-Years-A-Slave2008 yılında Hunger filmiyle, 2011 yılında festivallerde büyük ilgi gören Shame filminin ardından Steve McQueen’in nasıl bir filmle geri dönüş yapacağı merak konusuydu ve yönetmen tercihini Oscar üzerinde yapmış anlaşılan. 12 Years a Slave (12 Yıllık Esaret) filmi, konusu itibarıyla tamamen Oscar heykelciğini kazanmaya odaklanmış gibi duruyor; özgür bir adamken işgüzar iki kişi tarafından kaçırılıp köle tüccarlarına satılan bir adamın on iki yıl boyunca yaşadığı esaret hayatını anlatan ve ‘özgür bir adamın gözlerinden kölelik hikayesi’ gibi duran film, anlatımıyla da klasik konusuna eşlik etmekte. Öyle ki, filmin yönetmeninin kim olduğunu bilmeseydim yönetmenin Steve McQueen olduğunu söyleyebileceğim sahne sayısı bir Continue reading

La Haine (1995): Geç Kalınan Treni Yakalama Problemi

La-HaineMathieu Kassovitz’in uzunca bir süre üzerinde okuma yapabileceğiniz, Fransız sinemasının son dönemdeki en ilgiye değer örneklerinden La Haine (Protesto), sosyal tabakalaşmanın toplumları getirdiği o son noktayı, kolluk gücü olarak polisin bu noktada belki de tek kurtuluş şansı olan gençlikle uğraşmasını ve o gençliğin de aslında çoktan kurtuluştan vazgeçmiş olduğunu gösteren, karanlık ama çok karanlık bir film. Siyah-beyaz çekilen filmin hikayesi gerçek bir olaydan esinlenilerek yazılmış. 1993 yılında Zaireli Makome B’owole isimli gencin polisle yaşadığı tartışma sonucu meydana gelen olay filmin hikayesini oluşturmaktadır. Konuyu özetlemek gerekirse farklı etnik kökenlere sahip üç gencin, protestoların ve polisle çatışmaların Continue reading

Rush (2013): Hayattan Rekabeti Alın Geri Neyi Kalır Ki!

RushÜlkemizde sessizce vizyona giren ve aynı sessizlikle vizyondan kalkan, A Beautiful Mind (Akıl Oyunları) filminin ünlü yönetmeni Ron Howard’ın bu sene Oscar ödüllerinde boy göstermesi muhtemel filmi Rush (Zafere Hücum), bu senenin gözden kaçan filmlerinden. Ünlü Formula 1 yarışçıları Niki Lauda ve James Hunt’un sıra dışı hikayelerini ve aralarındaki rekabeti anlatan film, özellikle kusursuza yakın görüntü yönetmenliği ve kurgusuyla dikkat çekiyor.

Odak noktasında Avusturyalı pilot Niki Lauda’nın 1976 yılında yaptığı kazanın olduğu Rush, kazanın olduğu yarışın öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrılıyor. Hava koşullarının Formula yarışı için uygun olmadığı bir atmosferde hızını dengeleyemeyen Continue reading

Fruitvale Station (2013): Yeni Yılda Sehven Adam Öldürmek

fruitvale-stationYeni bir yıl herkes için farklı anlamlar taşır. Yeni bir ev, yeni bir iş, mutluluk, huzur, işyerinde başarılı olmak, sağlık sorunlarının çözülmesi, çocuklarının daha iyi imkanlarla büyümesi, tuttuğu takımın şampiyon olması gibi pek çok beklenti içerisine girilir yeni yılda. Ancak Fruitvale Station filminin de konu olarak ele aldığı Oscar Grant’ın ailesi için yılbaşı demek çok farklı bir anlam taşımaktadır. Çünkü 2008 yılını 2009 yılına bağlayan gecede Oscar Grant, acemi ve bilinçsiz bir polisin silahından çıkan mermiyle hayata gözlerini kapatmıştır ve ondan geriye yalnız annesi, sevdiği kadın ve küçük kızı kalmıştır. Oscar Grant’ın ailesi ve sevdikleri artık her sene başında onun ölüm yıldönümünü anmakta ve polis şiddetine karşı protestolar düzenlemektedir. Bu gerçek ve can Continue reading

Mini Ödül Törenimize Hoşgeldiniz! And the Oscar Goes to…

Umberto Eco’ya göre listelerin çekiciliği ölüm korkusundan kaynaklanır. Sonsuzlukla yüzleşmenin, anlaşılmayanı anlaşılır kılmanın bir yoludur listeler. Ölmek istemediğimiz için listeler yapmak hoşumuza gider modern çağın filozofuna göre. ‘En iyiler’ listesinin –dolayısıyla ödüllerin- ise buna ek olarak başka bir çekiciliği daha var. Ödül veren kişinin ‘bağışlayıcı’ durumundaki konumu dolayısıyla kazandığı güç ve tatmin hissi, ödül alandan kat kat yüksektir. Bu bakımdan ödül vermek karşı konulamaz bir cazibeye sahiptir ve ben de bu cazibeye kapılarak mini ödül törenimi huzurlarınızda başlatıyorum. Continue reading