Come and See (1985): Savaş Çığırtkanları İçin Panzehir Niyetine

Come-and-SeeElem Klimov’un ‘85 yapımı filmi Come and See, tüm zamanların en iyi savaş filmlerinden biri ama nedense savaş filmi denince akla ilk Full Metal Jacket, Schindler’s List, Saving Private Ryan, Apocalypse Now falan gelir. Bunun muhtemelen en büyük sebebi Elem Klimov’un Hollywood stüdyolarından uzakta Rusya’da çalışması ama belki de Klimov, bu kadar iyi bir film yapabilmesini de aynı sebebe borçludur.

Come and See 2. Dünya Savaşı sırasında Belarus’ta yaşananlara odaklanan bir film ve konuya yaklaşımı sayesinde diğer 2. Dünya Savaşı filmlerinden çok ayrı bir yerde duruyor. Bundaki en büyük pay yönetmene ait. Klimov alışılmışın dışında bir cesaretle yapmış filmini. Vahşeti böylesine doğrudan bir biçimde Continue reading

Advertisements

Spartacus (1960): Karl Marx’ın Kahramanı Olan Adam!

Spartacus9 dalda aday gösterildiği Oscar ödüllerinin 4’ünü alan 1960 yapımı bu Stanley Kubrick filmi, kölelerin özgürlük hayalini ve tarihi bir karakter olan Spartacus’un “Benim çocuğum özgür doğsun” arzusuyla verdiği mücadeleyi konu alıyor. Romalıların günlük zevkleri için etinden sütünden mümkün olduğunca faydalandıkları köleleri seyirlik bir eğlence olarak gladyatör yapıp arenada dövüştürdüklerini anlatan tek film değil bu ama Kubrick’in filmini diğerlerinden farklı yapan şey, toplumsal bir katman olan köle sınıfının başkaldırısını tarihsel gerçekler üzerinden anlatıyor olması. Continue reading

Elephant (2003): Ne de Olsa Gençler, Kanları Kaynıyor Tabii

ElephantAlkolik babasının arkasını toplayan John, hayatı ve insanları fotoğraflarına kaydeden Elias, aşık çift Nathan ve Carrie, vücudundan utanan asosyal Michelle, bulimiyalı kız grubu Brittany, Jordan ve Nicole, şiddeti bilgisayar oyunlarından ve internetten öğrenen Eric ve A Clockwork Orange’ın Alex’iyle büyük benzerlikler taşıyan cani piyanist Alex. Bu gençler gerçek değiller ama hepsinin benzerlerine okul hayatımız boyunca, hepimiz mutlaka rastladık. İşte bu yüzden, Elephant’ın gerçeklik hissi çok güçlü. Filmdeki karakterlerin hepsi çok yalın biçimde ve zekice kurgulanmış, sonuçta da ortaya adeta elle tutulacak kadar gerçek karakterler ve gerçek bir hikaye çıkmış. Bunda tabii ki, senaryonun yaşanmış bir olay üzerine kurulmuş olmasının da payı büyük. Continue reading