Deux Jours, Une Nuit (2014): En Zayıf Halka

Deux-Jours-Une-Nuit Yurt dışından formatını satın aldığımız bir yarışma programı vardı; “En Zayıf Halka”. Bu yarışma programında yarışmacılar bir üst tura geçmek için hem sorulara doğru cevaplar vermeye çalışıyor, hem de birbirlerine karşı yarışıyorlardı, her turda bir kişi zayıf halka ilan ediliyor ve yarışmadan eleniyordu. Yine yurt dışından öğrendiğimiz bir başka formatı ise çalışma hayatında uygulamaya başladık ve örneklerini duyuyoruz; ya en zayıf çalışanı gönder ya da maaşına zam isteme. En Zayıf Halka yarışmasının sunucusu format gereği kaba, sert, alaycı biri olurdu, aynı iş yerindeki patronlar gibi. Sunucunun yarışmacılarla nasıl suni bir ilişkisi varsa iş hayatında kapitalist düzenin Continue reading

The Broken Circle Breakdown (2012): Amerikan Rüyasına Avrupa Tokadı!

The-Broken-Circle-BreakdownKadere inanmayan insanlar için, bazı sorulara cevap vermek oldukça zordur. Amerikan tarzıyla ve Bluegrass Country müzik grubuyla birlikte Belçika’da özgür bir hayatın keyfini çıkaran Didier ateisttir, onun için ruhun yolculuğu bu dünyada sona erecektir. Yeni tanıştığı Elisa ise dövme dükkanı olan punk ruhlu bir katoliktir, Didier kadar çılgındır, ancak o bu hayatın ardından başka bir hayatın olacağına inanmaktadır. Didier ile Elisa’nın toplumdan yalıtılmış bir çiftlik arazisinde, bir başlarına yaşadıkları aşkın meyvesi hiç beklemedikleri bir anda gelir. 2014 Oscar yarışında yabancı dilde en iyi film adaylarından olan Felix Van Groeningen’in bu filmi, Didier ile Elise’nin 7 yaşındaki kızlarının kanser olması ve bunun üzerine iki farklı inançta ve karakterdeki insanın kırılmalarını Continue reading

La Cinquieme Saison (2012): Festival Var Dediler, Geldik

La-Cinquieme-SaisonAynı zamanda evli bir çift olan Peter Brosens ve Jessica Woodworth‘ün Khadak ve Altiplano‘dan sonraki üçüncü ortak çalışmaları La Cinquieme Saison, birbirinden bağımsız ama aynı zamanda bir üçleme olarak değerlendirilebilecek serinin son filmi. Mayınlı Bölge programı dahilinde 32. İstanbul Film Festivali‘nde üç gösterim yapan film, ‘Doğa, muhtaç olduğumuz bereketi bize vermese ne olurdu?” sorusundan yola çıkarak insan – doğa ilişkisini sorgularken, yönetmenlerin tüm iyi niyetlerine rağmen didaktik bir anlatımın ötesine geçebildiklerini söylemek maalesef mümkün değil.

Siyah ekran üzerine doğa sesleriyle yapılan açılış, daha ilk saniyelerinde filmin anlatı çerçevesini çiziyor ve böylece hızla filmin bakış açısını Continue reading