Bana Masal Anlatma (2015): Bir Varmış, Bir Yokmuş…

bana_masal_anlatma_afis_1  ‘Leyla ile Mecnun’ dizisinin senaristi Burak Aksak’ın hem senaryosunu yazdığı, hem de yönettiği ‘Bana Masal Anlatma’, iddialı bir oyuncu kadrosuna sahip, ışıl ışıl, gırgır bir film. Yaşadıkları mahalleye göz diken müteahhide karşı birleşen Suriçi halkının hikayesini anlatan film, aynı zamanda ansızın Yedikule surlarında beliren Ayperi adındaki bir masal prensesinin mahalleye konuk olmasını ve mahallenin bıçkın delikanlısı Rıza ile olan yakınlaşmayı merkezine alıyor. Son dönem Türk sineması gişe namına umutsuz bir şekilde komedi türünün ‘esnekliğine’ sımsıkı sarılmışken ve türün sınırlarını sündürmekteyken, televizyonda ürettiği kaliteli işi sinemaya taşımaya karar veren ve bu kararıyla da iyi eden Burak Aksak vizyon sinemasına ilaç niyetine Continue reading

İlk 5 Ayında Sinema Salonlarının 2013 Karnesi [İnfografik]

Sinema-Salonlarinin-2013-Karnesi

2013’ün ilk 5 ayı geride kalmak üzereyken hazırladığımız bu infografik aslında sinema salonlarının ilk dönem karnesi. Birkaç ay sonra yıl sonuna yaklaşırken ikinci dönem karnesinin de gelmesiyle infografiğimiz tamamlanmış olacak. Bu nedenle bu infografiği serinin ilk bölümü gibi düşünmek daha doğru olur. Continue reading

Zerre (2012): Dikkat! Bu Gelen, Bir Auteur Yönetmenin Ayak Sesleri

ZerreToz zerrelerinin havada uçuştuğu bir açılış sahnesinin ardından, bu ilk uzun metrajında Erdem Tepegöz kamerasını toz zerresi gibi savrulan hayatlara çevirir ve bizi doğrudan Zeynep’in hayatından bir kesitin içine sokar. Zeynep, hasta kızı ve annesiyle birlikte Dolapdere, Tarlabaşı civarında döküntü bir evde yaşamaktadır. İş güvencesi olmadan, düşük maaşlarla, çok zor şartlarda çalışır. Onunkisi, metropolün şiddetine karşı ayakta kalabilme mücadelesidir.

Yönetmen, film boyunca kamerasını nadiren Zeynep’in yüzünden ayırıyor. Biz olanlardan daha çok, olanların Zeynep’e etkilerini seyrediyoruz. Onunla birlikte bu hayatı doğrudan yaşarız. Bu özdeşlik özellikle Zeynep’in Continue reading

Kelebeğin Rüyası (2013): ‘Bir Yılmaz Erdoğan Filmi’ Olmadığı Kesin!

Kelebegin-RuyasiTürkiye kaliteli ana akım sinema örnekleri açısından oldukça kısır. Bu yüzden Yavuz Turgul hala çok özel bir sinemacı. Yılmaz Erdoğan‘ın son filmi Kelebeğin Rüyası da bu kısır ortama canlılık getirmesi açısından merakla bekleniyordu. Gerçi, Yılmaz Erdoğan çok büyük bir yönetmen olduğundan değildi bu merak; büyük bütçeli işleri iyi ekiplerle göreceli olarak daha eli yüzü düzgün biçimde yaptığındandı, ama görünen o ki kendisi bu durumu yanlış anlamış.

Afişte yazdığının aksine ‘Bir Yılmaz Erdoğan Filmi’ diye bir şey yoktur. Olamaz. En azından şimdilik. ‘Bir François Truffaut Filmi’ olur. ‘Bir Woody Allen Filmi’ olur. ‘Bir Nuri Bilge Ceylan Filmi’ olur. Bunlar auteur yönetmenlerdir. Sinemaya ve hayata Continue reading