34. İstanbul Film Festivali İçin 13 Film Önerisi

festival

1. Taxi (Jafar Panahi)

Yasaklı olmasına rağmen gizlice çektiği This Is Not a Film ve Closed Curtain filmleriyle değişmesi gereken, değişmek zorunda olan İran’ın güncel durumuna ayna tutan ünlü yönetmen Jafar Panahi, 2015 Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı alan son filmiyle karşımızda. Taxi filminde bu sefer yönetmen evden dışarı çıkıyor ve taksicilik yaparak İran halkının, modern İran’ın nabzını tutuyor. Hikaye akla ilk olarak Abbas Kiarostami’nin 2002 yılında Continue reading

Advertisements

Sivas (2014): Bir Çocuk, Bir Köpek ve İmkansız Bir Masal

Sivas

Olaylardan ziyade durumlara odaklanan, az diyaloglu, sabit kameralı kişisel anlatılar Türkiye’de festival sinemasının kalıpları olarak git gide kemikleşmekte ve bu durum, festivallerden ödülle dönen filmlere karşı sinema seyircisinde kaçınılmaz olarak olumlu veya olumsuz beklentilere neden olmaktadır. Venedik ve Antalya’da ödüller alan Sivas‘ın da bu başarısı doğal olarak zihinlerde filmin klişeleşen festival filmi anlatısı ile ilişkili olarak kodlanmasını tetikledi. Buna rağmen kesin olarak söylenebilir ki, Sivas tüm bu önyargıları boşa çıkaran ve bu cesareti ile Türkiye sinemasının geleceğine dair insanı umutlandıran bir film. Continue reading

Upstream Color (2013) : Sıradışı, Kafa Açan, Solucanlı Bir Film!

Upstream-ColorYönetmenliğini, daha önceden ismini Primer filminden duyduğumuz Shane Carruth’un yaptığı Upstream Color, 32. İstanbul Film Festivali’nde ilk olarak Türkiye’de görücüye çıkmış ve Mayınlı Bölge filmleri arasında gösterilmişti. Basmakalıp hikaye anlatım usullerinden uzak bir çizgide ilerleyen ve ses sanatını etkileyici bir şekilde kullanan film, algıları zorlayan konusuyla bu senenin en ‘kafa açıcı’ filmlerinden biri.

Upstream Color’da hakkında hiçbir bilgiye ulaşamadığımız esrarengiz bir hırsız (Thiago Martins), insanların zihinlerini bulandıran özel bir tür solucan kullanarak kaçırdığı kişilerin evlerine girmekte ve hırsızlık yapmaktadır. Kris (Amy Seimetz) ise hırsızımızın son kurbanı olarak zihni Continue reading

Vizyona Girenler (19 Nisan): Türkiye Yapımları Haftanın Kurtarıcısı

32. İstanbul Film Festivali nedeniyle ara verdiğimiz vizyon filmleri tanıtımlarına kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu hafta vizyona giren 8 filmin içinde, geçtiğimiz haftanın Box Office lideri Selam’ı geçecek bir film var gibi görünmüyor açıkçası. Genel hatlarıyla kalitesi sınırlı bir program mevcut ama yine de salonlara bir hareketlilik geleceği muhakkak. Continue reading

La Cinquieme Saison (2012): Festival Var Dediler, Geldik

La-Cinquieme-SaisonAynı zamanda evli bir çift olan Peter Brosens ve Jessica Woodworth‘ün Khadak ve Altiplano‘dan sonraki üçüncü ortak çalışmaları La Cinquieme Saison, birbirinden bağımsız ama aynı zamanda bir üçleme olarak değerlendirilebilecek serinin son filmi. Mayınlı Bölge programı dahilinde 32. İstanbul Film Festivali‘nde üç gösterim yapan film, ‘Doğa, muhtaç olduğumuz bereketi bize vermese ne olurdu?” sorusundan yola çıkarak insan – doğa ilişkisini sorgularken, yönetmenlerin tüm iyi niyetlerine rağmen didaktik bir anlatımın ötesine geçebildiklerini söylemek maalesef mümkün değil.

Siyah ekran üzerine doğa sesleriyle yapılan açılış, daha ilk saniyelerinde filmin anlatı çerçevesini çiziyor ve böylece hızla filmin bakış açısını Continue reading

32. İstanbul Film Festivali: Geri Sayım Bitti, İstanbul İçin Festival Vakti!

Emek

İstanbul’un belki de en güzel ayıdır nisan. Baharla birlikte hareketlenen şehre bambaşka bir hava gelir. Kışın uyuşukluğu yavaş yavaş kaybolur, yerini rengarenk, capcanlı bir şehir alır. Bir de Beyoğlu’ndaysan, işte o zaman daha da güzeldir. Her yanda bir yerlere yetişmeye çalışan insanların arasında senin de yetişmek için koştuğun bir yer vardır: Emek Sineması. Continue reading