Rush (2013): Hayattan Rekabeti Alın Geri Neyi Kalır Ki!

RushÜlkemizde sessizce vizyona giren ve aynı sessizlikle vizyondan kalkan, A Beautiful Mind (Akıl Oyunları) filminin ünlü yönetmeni Ron Howard’ın bu sene Oscar ödüllerinde boy göstermesi muhtemel filmi Rush (Zafere Hücum), bu senenin gözden kaçan filmlerinden. Ünlü Formula 1 yarışçıları Niki Lauda ve James Hunt’un sıra dışı hikayelerini ve aralarındaki rekabeti anlatan film, özellikle kusursuza yakın görüntü yönetmenliği ve kurgusuyla dikkat çekiyor.

Odak noktasında Avusturyalı pilot Niki Lauda’nın 1976 yılında yaptığı kazanın olduğu Rush, kazanın olduğu yarışın öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrılıyor. Hava koşullarının Formula yarışı için uygun olmadığı bir atmosferde hızını dengeleyemeyen Continue reading

Advertisements

Yeni Başlayanlar İçin Hint Sineması: Aamir Khan’la Tanışmak (1. Bölüm)

Aamir-KhanBenim gibi birçok kişi Ramazan ayında ya iftarı beklerken ya da sahurdan sonra uyku tutmayınca hemen izleyebileceği bir film arar. Kimisi için televizyonlarda iki haftada bir yayınlanan aksiyon filmleri bile bu sıkıntıyı gidermeye yetecekken, başta ben olmak üzere bazı insanlar da vardır ki kolay beğenmez, seçicidirler. Amerikan sinemasına karşı önyargılı olduğum, Avrupa sinemasında da son dönemlerde benzer şeyler izlediğimi düşünmeye başladığım bir dönemde Hint sinemasını, Bollywood’u keşfe çıkacağım hiç aklıma gelmezdi; zira Güney Kore sinemasından Kuzey Avrupa sinemasına kadar pek çok sinema kültürüne daha önceleri ilgi duymuş biri olarak Bollywood hakkında deneyimim neredeyse sıfırdı. Continue reading

Ace in the Hole (1951): Biz Gazeteciliği de İyi Biliriz

Ace-in-the-HoleBilly Wilder eleştirel bakışı filmlerinden eksik etmeyen, dünyayı ve insanları filmlerinde türlü şekillerde yerden yere vuran ve bunu yaparken de mizahi anlatımdan çoğu zaman vazgeçmeyen bir yönetmen. Hollywood’u eleştirdiği Sunset Boulevard veya travestilik ve cinselliği konu edinen Some Like It Hot, sinema tarihi dersinde konu Hollywood’un altın çağına geldiğinde mutlaka bahsedilmesi gereken filmler. İnsanın hayattaki motivasyonunun cinsellik ve para olduğunu düşündüren filmleriyle Billy Wilder sadece çok yetenekli bir yaratıcı yönetmen değil, aynı zamanda çok da cesur bir sanat adamı. Cinsellik değilse bile para, Ace in the Hole’da da insanlar için en büyük motivasyon. Continue reading

The Panic in Needle Park (1971): Requiem for a Dream’i Seven, Bunu da Sevdi

The-Panic-in-Needle-ParkModern sinemanın klasik temaları arasında en popülerlerden biri bağımlılık ve bağımlılık temelinde odaklanılan uyuşturucu bağımlılığı. Zaman zaman Türkiye sinemasında da örneklerine rastlayabiliyoruz uyuşturucu temasının ama en başarılı uygulamalar ABD ve Avrupa sinemasına ait. Bir kalemde akla gelenler ise Danny Boyle’un Trainspotting‘i, Gus van Sant’ın Drugstore Cowboy‘u ve tabii ki Darren Aronofsky’nin Requiem for a Dream‘i. Jerry Schatzberg’in yönettiği 1971 yapımı The Panic in Needle Park (Esrar Bitti) ise uyuşturucu temalı filmler için bir öncü olmasının yanı sıra, konuyu işleyişindeki farklılığıyla da dikkat çekici bir film. Continue reading