Gone Girl (2014): Kayıp Senaryonun İzinde

gone-girl  ‘Seven’ ve ‘Fight Club’ gibi unutulmaz filmlerin yönetmeni David Fincher, zor hikayeleri anlatmadaki becerisi ve kurgu masasında çıkardığı başarılı iş ile ön plana çıkan bir isim. ‘Zodiac’ ve ‘Social Network’ filmleri yönetmenin en iyi filmlerinden olmasa da anlatılması karışık konulara sahipti ve Fincher iki hikayeyi de gerilim dozunu kusursuz bir şekilde ayarlayarak anlatmıştı. ‘Modern evliliğin iç dünyasına atılan bakış’ olarak özetleyebileceğim ‘Gone Girl’ yapı olarak bu iki örnek filmin aynısı ve Fincher bir kez daha ne kadar iyi bir anlatıcı olduğunu ve kurgusal oyunları Hollywood’da en iyi yapan isimlerden biri olduğunu gösteriyor. Continue reading

Advertisements

American Hustle (2013): Bu Sefer Olmadı Dostum!

American-Hustleİsminin başında ‘American’ olan bir filmi hiç izlememek lazımdı aslında. Bunu da Amerikan milliyetçiliğine karşı bir insan olduğum için söylemiyorum çünkü elbette bir propaganda aracı olarak Hollywood’un Amerika güzellemesi yapmasını doğal buluyorum, ancak filmin isminde direkt olarak niyetini belli eden ‘Amerikan’ kelimesi genelde işin sadece Amerika’ya yönelik olduğunu gösteren bir ipucu anlamı taşıyor. Bu film de Amerikalılara hitap eden, Amerikan seyircisinin beğenilerine göre şekillenen vasat bir film.

Eğer yönetmeni David O. Russell olmasaydı ve Oscar yarışında 10 dalda adaylıkla sivrilen bir yapım olmasaydı, film hakkında 70’ler döneminde geçen bir Continue reading

Yeni Başlayanlar İçin Hint Sineması: Aamir Khan’la Tanışmak (1. Bölüm)

Aamir-KhanBenim gibi birçok kişi Ramazan ayında ya iftarı beklerken ya da sahurdan sonra uyku tutmayınca hemen izleyebileceği bir film arar. Kimisi için televizyonlarda iki haftada bir yayınlanan aksiyon filmleri bile bu sıkıntıyı gidermeye yetecekken, başta ben olmak üzere bazı insanlar da vardır ki kolay beğenmez, seçicidirler. Amerikan sinemasına karşı önyargılı olduğum, Avrupa sinemasında da son dönemlerde benzer şeyler izlediğimi düşünmeye başladığım bir dönemde Hint sinemasını, Bollywood’u keşfe çıkacağım hiç aklıma gelmezdi; zira Güney Kore sinemasından Kuzey Avrupa sinemasına kadar pek çok sinema kültürüne daha önceleri ilgi duymuş biri olarak Bollywood hakkında deneyimim neredeyse sıfırdı. Continue reading

Silver Linings Playbook (2012): Risk Almamak Büyük Risktir, Mr. Russell

Silver-Linings-PlaybookTürkçe’ye Umut Işığım adıyla çevrilen Silver Linings PlaybookThe Fighter ve I Heart Huckabees filmleriyle tanıdığımız David O. Russell‘ın son filmi. Filmde sıradışı bir zeka parıltısı görmek pek mümkün değil, buna rağmen kazanılan Oscar adaylıkları ise Silver Linings Playbook için oldukça ekstra başarılar. Akademi’nin en iyi film adayları arasında çoğu yıl bir kontenjanı Amerikan orta sınıf ailesinin sorunlu ilişki yapısına ayırdığı bir sır değil. American Beauty, Juno ve The Descendants bu türün son 15 yıldaki en başarılı örnekleriydi. Bu filmlerin yolundan giden Silver Linings Playbook içinse aynı şeyi söylemek çok zor. Continue reading