Türk Film Müziği Bestecileri (Bölüm 2)

1970’li Yıllar: Arabesk Furyası

Türk filmlerinin sinemacılar döneminden itibaren filmin kendisine özgü müzik üretmedeki başarısı 70’li ve 80’li yıllarda Türk sinemasında Arabesk dönemin başlamasıyla sekteye uğramış, ‘film müziği’ kavramı görünürde popüler bir dönem yaşasa da aslında duraklama evresine geçmiştir. Arabesk müziğin Türk sinemasına olan yansımalarını Fırat Çakkalkurt’un “Arabesk Filmlerde Müzik ve Sinema İlişkisi Bölüm 1 & Bölüm 2” yazılarında detaylı bir şekilde görmek mümkün, özet olarak arabesk müziğin film müzikleri üzerinde oluşturduğu en büyük değişiklik artık bu dönemde filmlere özgü Continue reading

Advertisements

Türk Film Müziği Bestecileri (Bölüm 1)

Selvi_Boylum_Al_Yazmalım_afişiSinema tarihindeki ilk sesli film 1927 tarihli “Caz Şarkıcısı” filmi olsa da, sinemanın müzikle olan ilişkisi daha önceye, sessiz film dönemine dayanır. Lumiere Kardeşler sinematografın icadıyla birlikte kaydettikleri görüntüleri Paris’te bir kafede gösterime sunarken bile görüntülere piyano eşliğinde dönemin popüler müzikleri eşlik etmiştir. Solo piyanoyla başlayan sinema-müzik ilişkisi sessiz film döneminde salonlarda kurulan orkestralara kadar uzanmıştır. Sesli filmlerin başlamasıyla ilk olarak operet ve vodvili biçimleriyle kullanılan müziğin ardından filmin senaryosuna ve kurgusuna özel olarak üretilen ‘film müziği’ bilinci bütün dünya sinemasında etkisini göstermiştir. Continue reading

Susuz Yaz (1964): Sessizlikte Büyür Monarşi

Susuz-YazSusuz Yaz filmi, dönemin şartlarına ve zorluklarına rağmen yurt dışında ilk olarak Berlin Film Festivali’nde vizyona girip, büyük ödül Altın Ayı’yı kazanalı tam elli yıl olmuş. Bu ödül devamında başka uluslararası ödülleri de filme kazandırmıştır ve aynı zamanda Türk sineması için uluslararası anlamda alınan ilk ödüldür. Necati Cumalı’nın hikayesinden uyarlanan, Metin Erksan’ın yönetmenliğini yaptığı film başrolde üç oyuncunun; aynı zamanda filmin yapımcısı olan Ulvi Doğan, Erol Taş ve Hülya Koçyiğit’in arasında geçiyor. Continue reading

Kış Uykusu (2014): Nuri Bilge Ceylan Sineması Üzerine Yaz Notları

kis-uykusuNamık Kemal 4 Kasım 1872 tarihinde İbret’te “Terakki” isimli bir makale yayınlar. Bu makale Osmanlı aydının ve sonrasında gelecek olan Cumhuriyet aydının Batıya bakışının mükemmel bir özetidir. Bir Londra güzellemesi olan makalede parlementodan eğitim-öğretime, ticaretten halkın iyilikseverliğine ve çalışkanlığına birçok konuya değinerek Batılıların üstün yönlerini abartılı bir şekilde Şarkın miskin ve cahil çocuklarına anlatır Namık Kemal. Batılılardan geri(!) kalmamız bizi o denli yaralamıştır ki, Türk aydını; barbarlıktan medeniyete adım atmanın tek yolunun Batı’yı taklit etmek olduğuna ikna olmuştur. Yerli olan her şeyin tukaka edildiği bir dönemde yani cumhuriyetin ilk yıllarında 1927’nin sonbaharında Mimar Kemaleddin Continue reading

Kış Uykusu (2014): Nuri Bilge Ceylan’ın Türk Sinemasına Armağanı

kis-uykusu  Türk sinemasının 100. yılına adanmış en güzel ödül Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Film Festivali’nde kazandığı Altın Palmiye ödülüydü. Mütevazi duruşunu bozmadan anlatmak istediğini filmlerinde anlatan, akrabalarından oluşan küçük bir bütçeyle çektiği filmlerden büyük prodüksiyonlara geçişi sürecinde çizgisini bozmadan, yazınsal anlamda Çehov, kurgusal zenginlikte Andrei Tarkovsky ve Ingmar Bergman gibi ustalardan esinlenerek evrensel bir dil yakalayan, Türk sinemasının yaşayan en büyük değerlerinden biridir Nuri Bilge Ceylan. Continue reading

Karınca Kapanı (2014): İlk Seferin Günahı Olmaz

Karinca-Kapani Yönetmenliğini Fırat Tanış’ın yaptığı, senaryosu ise Cüneyt Uzunlar’ın 2012 yılında yazdığı tiyatro oyunundan uyarlanan Karınca Kapanı filmi, 9 Mayıs 2014’te vizyona girdi. Fırat Tanış’ın rüştünü ispat etmiş oyunculuğunu yine konuşturduğu filmde diğer rollerde Neslihan Yeldan, Cüneyt Uzunlar, Emre Kınay, Eşref Kolçak, İdil Vural, Bahtiyar Engin ve Mesut Yar var.
Soma’da yaşanan faciadan önceki hafta üç gece boyunca üç kanalda tanıtım çalışmalarını Fırat Tanış ve Neslihan Yeldan ikilisinin yaptığı filmi ne çok merak ederek ne de çok önyargılı olarak izledim. Tanış’ın bu iş için müziğinden oyunculuğuna kadar her aşamada elini taşın altına koymuş olması Türkiye koşulları düşünüldüğünde takdire değer. Continue reading

Tepenin Ardı (2012): Bir Korku Alegorisi

Tepenin-ArdiSuya bakıp korkan köpeğin hikayesi vardır, insanda oluşan en doğal korku halinin hikayesi bu korkuya yakın gibidir. Köpeğin biri, bir gün bir nehirle karşılaşır, suya bakıp kendi aksini gören köpek, sudaki yansımasını kendisine zarar verebilecek başka bir varlık diye algılar. Ona saldırmak için suya atladığında ise boğulur. Kendinin dışında sandığı korku aslında kendi içindedir. Bu hikaye bizi, insanda oluşan korkunun nedeni nedir, ilk korkusu nasıl oluşmuştur gibi sorulara götürebilir. Belki de bu hikayedekine benzer bir korkuyu yalın yapılı toplumdaki bir insan yaşamış olabilir, bu da bizim korkunun kaynağı ve doğallığı sorunsalına dair bir perspektif geliştirmemize yol açabilir. Eğer bu Continue reading