The Grandmaster (2013): Sinema Ustasından Kung Fu Ustasına

The-GrandmasterSavunma sporlarının temelini oluşturan Shaolin Kung Fu’dan doğan Kung Fu, başlı başına keşfedilmesi gereken apayrı bir dünya. Kung Fu savunma sanatının kümelerinden biri olan Wing-Chun dövüş sanatının en büyük ustalarından biri kabul edilen Yip Man, beyazperdede daha önceden de vücut bulmuş, Bruce Lee’nin ustası olarak bilinen biri. Yip Man’in 20. yüzyılın başlarında yaşadıklarını konu alan aksiyon ağırlıklı filmlerden farklı bir şekilde ele alınarak çekilen The Grandmaster, aslında tek bir ustanın, Yip Man’in değil; birkaç dövüş sanatı ustasının İkinci Çin-Japonya savaşı sırasındaki yaşadıklarını anlatıyor. Kung Fu savunma sporunun felsefesini anlatarak bu felsefenin üzerine kurulmaya çalışılan hikayede Yip Man üzerinden olayların gelişmesi filmin aksiyondan Continue reading

Le Passé (2013): Geçmiş Bugünün ve Yarının Neresinde?

Le-PasseCannes Film Festivali’nde görücüye çıkan ve ülkemizde ilk olarak Filmekimi 2013’te gösterilen İranlı yönetmen Asghar Farhadi’nin yeni filmi, yönetmenin üretim aşaması en zor filmlerinden biri olsa gerek. Çünkü yönetmenin 2011 yapımı Jodaeiye Nader az Simin neredeyse gittiği bütün festivallerden ödüllerle dönmüş, seyircilerden tam not almış, gösterime girdiği seneye damga vurmuş, etkileyici bir filmdi. Haliyle Asghar Farhadi’nin bir sonraki filminin nasıl olacağı büyük bir merak konusuydu. Ancak Le Passé‘nin bu beklentiyi tam olarak karşıladığını söylemek zor.

İranlı Ahmad (Ali Mosaffa) , eski eşi Marie (Berenice Bejo)’den boşanmak için Fransa’ya Continue reading

Roman Holiday (1953): Audrey Hepburn ve Roma’nın Nefes Kesici İşbirliği

Roman-HolidayRoma sokaklarında dolanırken rastgele hediyelik eşya dükkanlarından birinde görmeniz en olası hediyelerden biridir Roman Holiday temalı eşyalar. 1953 yılında yapılmış olan film, şehirle o kadar uyumlu ki Roma’ya gelen turistlerin aklına gelen ilk film Roman Holiday oluyor ve evlerine dönerken bu filmin afişini içeren takvim, tişört ya da kahve bardağı almayı unutmuyorlar. Peki, William Wyler‘ın  filmi romantik-komedi türünün en klasik örneği olarak hangi özelliğiyle seyirci tarafından bu kadar benimsenmiş olabilir? Efsanevi Ben-Hur filminin yönetmeni Wyler’ın yine yönetmen koltuğunda oturduğu, Gregory Peck ve Audrey Hepburn’un perdeyi aydınlattığı film, genç bir prensesin süslü ve gerçek hayattan çok uzakta yaşamından sıkılıp Continue reading

Black (2005): “Benim Dünyam”ı İzlemeden Önce Bakmanızda Yarar Var!

BlackHint sinemasıyla haşır neşir olduğum bu günlerde dört-beş filmi tek yazıda anlatıyor, klasik olmuş Hint filmlerine karşı genel bir bakış açısı ortaya sunmaya çalışıyordum. Ancak izlediğim diğer hiçbir Hint filmine benzemeyen, daha doğrusu herhangi bir sınıflandırmanın yakışmayacağı derinlik ve etkileyicilikte olan Black filminin kendisine ayrı bir sayfa ayırmak gerektiğini düşündüm. Doğuştan kör ve sağır bir kızın içine kapanmış ve hayatla bağlarını koparmış duygularının yeniden doğru ellerde nasıl yeşereceğinin hikayesini Sansai Leela Bhansali hem yazmış, hem de yönetmiş ve hatta gerçek olan hikayeyi tekrar tekrar yaşamış; öyle ki izlerken bize de bu ‘biraz hüzünlü biraz neşeli’ hikayeyi yaşatıyor. Hayatında hiç renk görmemiş, ses duymamış küçük Continue reading

Gloria (2013): Zafer Kazanmak İçin Genç Olmak Gerekmez!

Gloria63’üncü Uluslararası Berlin Film Festivali’nde adını duyduğumuz, Şili-İspanya ortak yapımı ve aynı zamanda Şili’nin bu seneki Oscar adayı Gloria, No filminin yönetmeni Pablo Larrain’in yapımcılığında, Sebastian Lelio’nun yönetmenliği ve Paulina Garcia’nın müthiş oyunculuğu sonucunda ortaya çıkan bu senenin en iyi filmlerinden. Filmekimi 2013’ün izlediğim filmleri arasından beni çok tatmin eden filmler çıkmamıştı ancak Gloria tek başına beklentilerimi karşılamaya yetti.

Çocukları kendi ailelerini kurarken yalnızlığının iyice pekiştiğini fark eden, eşinden boşanmış, ellilerinde bir kadının akıp giden zamanla mücadelesini anlatan film, Pinochet rejiminin kalıntılarının arasından Continue reading

Ilo Ilo (2013): Bir Çocuğun Gözünden ‘Ekonomik Buhran’

Ilo-Ilo16 sene öncesine dönüp, 1997’de Doğu Asya’yı vuran ve daha sonra etkileri dünyanın diğer büyük ülkelerinde de görülen mali krize baktığımız zaman bu konu hakkında pek çok incelemeyle karşılaşıyoruz. Yanlış makroekonomik politikalardan gayrimenkul spekülasyonlarının borsayı yanlış yönlendirmesine, Doğu Asya ülkelerinin 90’lı yıllarda hızlı büyüme gerçekleştirip daha sonra arz/talep ilişkisini dengeleyememesine kadar, pek çok sebep öne sürülmekte. Asya Kaplanları olarak bilinen Endonezya, Güney Kore, Tayland gibi ülkeler bu krizden en büyük yarayı alırken filmin konusunun geçtiği Singapur az da olsa mali krizden payını almıştı. Krizin sebepleri bir yana, sonuçlarına baktığımız zaman maddi kayıpların haricinde krizin toplumlar Continue reading

Heli (2013): Çetelerin Arasında Unutulmuş Sıradan Bir Ailenin Hikayesi

HeliFilmekimi 2013’ün zengin programında Cannes 2013 En İyi Yönetmen ödülüyle ilgi çeken Meksika’nın bu seneki Oscar adayı Heli, Meksika topraklarına uzak olan seyirciler için iç sızlatıcı bir şiddette gerçeklik içeren, Meksika’daki kanunsuzluğun tokadını yemiş bir çekirdek ailenin hikayesini anlatıyor. Yönetmen Amat Escalante’nin daha önceden Cannes Film Festivali’nde görücüye çıkmış Los Bastardos ve Sangre adında iki filmi daha bulunmakta. Diğer filmleri izlememekle birlikte Heli filmini baz alarak yönetmenin çok etkileyici bir anlatımı olduğunu söyleyebilirim ancak düşük temposu ve alışık olmadığımız bir bakış açısıyla filmin sindiriminin çok da kolay olmadığını eklemeliyim. Continue reading

The Bling Ring (2013): Coppola’nın Kredisi Ne Zaman Tükenecek?

The-Bling-RingSofia Coppola Marie Antoinette ve Somewhere‘de olduğu gibi The Bling Ring filminde de tanıtımlarla önce umutlandırıp sonra hayal kırıklığı yaratıyor. Aslında bu filmle ilgili söylenecek tek şey bu. Lost in Translation ile ağzımıza bir parmak bal çalıp, acaba yeni bir Coppola efsanesi mi doğuyor diye sordurtan Sofia Coppola, ardından gelen filmlerle birlikte kendisine has bir tarzı olduğunu kanıtlasa da, bu tarzın çok da yetenek vaat eden bir yanı olmadığı açık. Asıl soru babası Francis Ford Coppola’dan aldığı destek ve Lost in Translation gibi kült bir filmden sonra değişik renk oyunlarıyla ve hikayeye uyum sağlayan canlı direktifleriyle bağımsız film sektöründe yeni bir soluk olacakmış hissi veren yönetmenin kredilerini ne zaman tüketeceği ve yönetmen olarak abartı bir kamuoyu itibarının var Continue reading

Yeni Başlayanlar İçin Hint Sineması: Shah Rukh Khan Efsanesi (2. Bölüm)

Yeni-Baslayanlar-Icin-Hint-Sinemasi-Shah-Rukh-Khan-Efsanesi-2-BolumHint Sinemasını tanıma amaçlı birbiriyle bağlantılı adımları takip ederek başladığımız sinema yolculuğu, ilk bölümdeki Aamir Khan tanıtımından sonra devam ediyor. Daha önce hiçbir bilgim olmadan sadece merak ederek başladığım Hint sineması keşfinden bu kadar memnun kalacağımı hiç düşünmemiştim ama şu andaki durumumda her gün bir Bollywood filmi izleyecek kadar kendimi kaptırmış durumdayım. Bunun sebeplerini biraz kültürel benzerlik, biraz kendine ait bir dili olması, biraz da neşeli, enerjik bir atmosferi olmasına bağlayabiliriz. Ayrıca Bollywood filmlerinin her biri birbirini destekler nitelikte genişledikçe kendisini bitiren değil besleyen bir yapıya sahip; kendi efsane Continue reading

To Rome With Love (2012) : Mizah ve Felsefe Roma Semalarında!

To-Rome-With-LoveWoody Allen bu sefer Roma’da. Avrupa gezisinin sonuna doğru Roma’ya gelen yönetmenin genel olarak en çok beğenilen Avrupa temalı filminin Midnight in Paris olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki bu filmin ilk sahneleriyle birlikte seyirci ister istemez iki filmi karşılaştırma yoluna gidebilir. To Rome With Love Allen’in biraz daha şahsi, gırgırına yaptığı filmlerden, tabii bütün filmlerindeki samimiyet ve içtenlik duygusu bu filmde de mevcut. Ancak Midnight in Paris ölçüsünde başarılı bir filmle bu filmi kıyaslamak bu filmin de kendine has güzelliklerini ve eğlenceli yanını seyirci gözünde sekteye uğratabilir. O yüzden baştan bu filmi kendi dinamizmi içerisinde değerlendirirsek seyirci daha eğlenceli bir şekilde filmi okuyabilir ve Woody Continue reading