Midnight in Paris (2011): Şimdi Paris’te Olmak Vardı Anasını Satayım!

Midnight-in-ParisHep aynı filmleri yapar Woody Allen. Kompleks ve korkularını adeta hastalık boyutlarında yaşayan karakterlere hemen hemen her filminde yer verir. Cinsellik, yaşlılık ve ölüm takıntısını ön planda tutar ve bu sorunları en saf halleriyle seyirciye sunar. Son dönem filmleri öncekilere göre daha ciddi görünseler de mizahi dil Woody Allen sinemasının vazgeçilmezidir. Yine de her filmi o kadar zekice kotarılmıştır ki, bir Woody Allen filmi seyirciye mutlaka heyecan verici yepyeni bir sinema deneyimi vaat eder.

Midnight in Paris, boşuna en iyi senaryo Oscar’ı almadı. Bu film sıradan bir Paris güzellemesi değil, Woody Allen’ın ölüm korkusunun bir dışavurumu. Ana karakter Gil’in kitabında olduğu gibi, Midnight in Paris’te Woody Allen ölümden korkuyor ve evrendeki yerini sorguluyor. Sonunda ise umutsuzluğa düşmeden varlığın boşluğunun kendince panzehirini buluyor… Midnight in Paris filmi eleştirisi

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s