Black (2005): “Benim Dünyam”ı İzlemeden Önce Bakmanızda Yarar Var!

BlackHint sinemasıyla haşır neşir olduğum bu günlerde dört-beş filmi tek yazıda anlatıyor, klasik olmuş Hint filmlerine karşı genel bir bakış açısı ortaya sunmaya çalışıyordum. Ancak izlediğim diğer hiçbir Hint filmine benzemeyen, daha doğrusu herhangi bir sınıflandırmanın yakışmayacağı derinlik ve etkileyicilikte olan Black filminin kendisine ayrı bir sayfa ayırmak gerektiğini düşündüm. Doğuştan kör ve sağır bir kızın içine kapanmış ve hayatla bağlarını koparmış duygularının yeniden doğru ellerde nasıl yeşereceğinin hikayesini Sansai Leela Bhansali hem yazmış, hem de yönetmiş ve hatta gerçek olan hikayeyi tekrar tekrar yaşamış; öyle ki izlerken bize de bu ‘biraz hüzünlü biraz neşeli’ hikayeyi yaşatıyor. Hayatında hiç renk görmemiş, ses duymamış küçük Continue reading

Advertisements

32. İstanbul Film Festivali: Geri Sayım Bitti, İstanbul İçin Festival Vakti!

Emek

İstanbul’un belki de en güzel ayıdır nisan. Baharla birlikte hareketlenen şehre bambaşka bir hava gelir. Kışın uyuşukluğu yavaş yavaş kaybolur, yerini rengarenk, capcanlı bir şehir alır. Bir de Beyoğlu’ndaysan, işte o zaman daha da güzeldir. Her yanda bir yerlere yetişmeye çalışan insanların arasında senin de yetişmek için koştuğun bir yer vardır: Emek Sineması. Continue reading