Gone Girl (2014): Kayıp Senaryonun İzinde

gone-girl  ‘Seven’ ve ‘Fight Club’ gibi unutulmaz filmlerin yönetmeni David Fincher, zor hikayeleri anlatmadaki becerisi ve kurgu masasında çıkardığı başarılı iş ile ön plana çıkan bir isim. ‘Zodiac’ ve ‘Social Network’ filmleri yönetmenin en iyi filmlerinden olmasa da anlatılması karışık konulara sahipti ve Fincher iki hikayeyi de gerilim dozunu kusursuz bir şekilde ayarlayarak anlatmıştı. ‘Modern evliliğin iç dünyasına atılan bakış’ olarak özetleyebileceğim ‘Gone Girl’ yapı olarak bu iki örnek filmin aynısı ve Fincher bir kez daha ne kadar iyi bir anlatıcı olduğunu ve kurgusal oyunları Hollywood’da en iyi yapan isimlerden biri olduğunu gösteriyor. Continue reading

Advertisements

Prisoners (2013): Kayıp Kızlar, Kayıp Hayatlar

Prisoners2010 yılındaki Incendies filmiyle o senenin en iyi işlerinden birine imza atan Kanadalı yönetmen Dennis Villenevue’in ilk İngilizce filmi olan Prisoners, 90’lı yıllardaki polisiye filmlerin heyecanını yakalayabilen, seyirciyi alıp hikayenin içine sürükleyen, kayıp arayan, evlerde arama yapan, bodrum katta karanlıkta gezinen bir film. 153 dakikalık uzun süresi boyunca özlediğimiz suç filmlerindeki çoğu motifi başarıyla hikayesine serpiştiren yönetmen, yıldız oyuncularıyla birlikte akılda kalıcı bir gerilim filmi ortaya çıkarmış.

Keller Dovar (Hugh Jackman) ve Franklin Bich (Terence Howard) sakin, kırsal bir kasabada çocuklarıyla mutlu bir şekilde yaşayan iki arkadaştır. Continue reading

Short Term 12 (2013) : Geçmiş Bir Başlangıçtır!*

Short-Term-12Neredeyse her senaryoda hikayeyi takip etmenizi sağlayan ana karakter ve hikayenin ilerlemesini engellemeye çalışan anti-karakter vardır ki genellikle ana karakter iyi niteliklerle donanmışken, anti-karakter kötülüğü temsil eder. Klasik filmlerin senaryo kalıbı bu zıtlıkla şekillenmekteyken, bazı filmler ana karakteri ve anti-karakteri tek bir bünyede toplar ve metinde verilen mücadeleyi iki kişinin arasındaki mücadeleden çok bir insanın kendiyle olan mücadelesine dönüştürür. En iyi örneğini Fight Club filminde gördüğümüz bu tarz filmler, psikolojiyi ne kadar iyi analiz etmişse o kadar başarılı olur ve seyirci ruhsal kimliğinde hem ana karakteri hem anti-karakteri taşıyan bireyle daha kolay empati kurabilir. Destin Cretton’un hem Continue reading