Mommy (2014): Bir Kareye Sıkışmış Üç İnsan

mommy   ‘Dahi’ çocuk Xavier Dolan’ın inatla üzerine gittiği sinema anlayışı öyle bir sonuç ortaya çıkarıyor ki, genç yönetmene ya hayran kalırsınız, ya da bir daha dönüp bakmamak üzere sinemasından nefret edersiniz. Böylesine keskin bir görüş oluşturmasındaki en büyük etkenlerden biri, psikanalizin derin sularında, sivri uçlarda gezinmesi. Yetenekli bir yönetmen olduğu ve kısa zamanda ortaya çıkardığı işlerin yaşına göre önemli bir başarı sayılacağı tartışılmaz üstelik şimdiden yönetmenin Queer sinemaya önemli katkıları olduğunu da söyleyebiliriz. Ancak Dolan’ı şimdiden ‘dahi’ ilan etmek ve usta isimlerin arasında anmak ne kadar doğru bir öngörü orası tartışılır. ‘Mommy’ zihinsel sorunları olan, şiddet yanlısı, duygularını kontrol edemeyen Steve’in annesiyle olan ilişkisine odaklanıyor ve ortaya dokunaklı, karakterlerin derinlemesine işlendiği, etkileyici bir film çıkıyor.

Hikayedeki ‘mommy’ yani Diane, tek başına yaşayan, hayata karşı direnen bir anne. Oğlu bakımevinde öfkesine yenilip yangın çıkarınca onu tekrardan hayatına katmak zorunda kalıyor ve bu sefer şeytanın bacağını kıracağına inanarak mücadelesine başlıyor. Bu mücadele ilk başlarda oldukça zor çünkü Steve, aşırı uçlarda yaşayan, zihinsel engelleri yüzünden öğrenime ve kontrole kapalı bir genç. Onun bu karışık ruh halini yatıştırmada en büyük yardımcı üçüncü bir kişi; karşı komşu Kyla. Kyla iki sene önce akıcı konuşma yetisini kaybetmiş bir okul öğretmeni, fazlasıyla hikayede kapalı kutu bir karakter, kocasıyla sorunlar yaşadığı ortada olan ancak yönetmenin hiçbir şekilde Kyla’nın hikayesine girmek istemediğini de henüz karakterin ilk sahnelerinden anlıyoruz. Kyla tek başına hakkında film yapılabilecek, garip bir karakter. Fazlasıyla bastırılmış bir karakter, konuşma sorunu yaşaması da bunun en büyük göstergesi, üstelik hiçbir zaman ait hissetmediği ailesinden kopup, Diane ve Steve’in arasına karıştıkça düzenli konuşmaya, kendinden ‘normalde’ beklenmeyecek hareketler yapmaya başlıyor. Ailenin yeniden bir araya gelmesi mücadelesinde Steve nasıl engellerini kontrol etmeye, eğitim almaya, yeniden bir ‘birey’ olmaya çabalıyorsa, Kyla da Steve gibi küllerinden yeniden doğup özgür bir birey olmanın peşinde. Zaten filmin asıl sorunu kişinin özgürlüğüne kavuşması üzerine. Karakterlerin özgürlüğe olan ihtiyacını bir sonraki paragrafta daha detaylı bir şekilde anlatacağım, ancak Diane hakkında önemli bir bilgi daha vermek gerekiyor. Kyla ve Steve, iki kanadı kırık insan yeniden uçmanın hayalini kurarken Diane için yeni bir doğuşun söz konusu olduğunu söylemek zor. Hem kokoş hem sert bir görüntüsü olan Diane, aslında hem anne hem de baba görünümünde, sadece oğlunu ayakta tutmak için değil, kendisi de ayakta kalmak için her türlü mücadeleyi yapabilecek kadar gözünü karartmış, dünyanın ağırlığı altında ezilmiş, yalnız, yıkıldı yıkılacak ancak yine de hayattan keyif almayı bırakmayan bir kadın. ‘Hayali’ bir Kanada yasasına göre, ailelerin bakamadıkları çocuklarını devlete ‘teslim’ ettikleri ütopik bir düzlemde, işin diğer ucunda oğlunu sonsuza dek kaybedeceğinin bilincinde olan Diane, çok hassas bir dengede ilerliyor ve filmin en önemli gerilim unsuru onun zorluklar karşısındaki tutumu oluyor.

mommy

Xavier Dolan’ın filmde en çok ses getiren hareketi, filmi iki sahne haricinde 1:1 formatında çekmesi. 1:1 kare formatında film izlemek modern sinema izleyicisi için çok alışılageldik bir durum değil, o yüzden ilk başta bu durumu garip bulabilirsiniz. Ancak karakterlerin sahip oldukları bunaltıcı ortamı, Steve’in önüne geçemediği davranış bozukları karşısındaki ruh halini, Diane’nin evi geçindirmek için çabalarken yaşadığı sıkıntıyı, Kyla’nın ağzından bir türlü dökülemeyen kelimeleri anlamak için başarılı bir tercih 1:1 çerçevesi içinde hikayeyi anlatmak. Ayrıca 1:1 formatın bozulduğu ilk sahnede Steve’in ağzından özgürlük kelimesinin çıkması da önemli bir detay; hikaye hiçbir zaman karakterlerin ekonomik ya da ruhsal, toplumsal ya da bireysel özgürlüğünün olmadığı bir platformda geçiyor ve sadece iki sahnede bu özgürlük sağlanabiliyor (ki bu sahnelerden birisi de karakterlerden birinin hayal kurduğu sahne).

mommy

Sürekli dış etmenlerce özgürlükleri kısıtlanan (koca baskısı, ekonomik zorluklar, zihinsel sorunlar, toplum tarafından kabul görmeme, çıkar ilişkisi karşısında yapılan yardımlar, devlet baskısı vs.) karakterlerin kendine özgü davranışlar sergiledikleri büyülü yer, yaşadıkları evden ibaret. Diane, Kyla ve Steve o evin içerisinde birbirlerinin asıl hallerini birbirlerine sınır tanımadan açtıkça hayattan keyif almaya başlıyorlar ve filmin de en etkileyici sahneleri genellikle evde üç karakterin birbirleriyle geçirdikler vakitten oluşuyor.

Filmin en etkileyici sahnesi ve hikayenin pik noktası Diane’nin hayal kurduğu sahne iken, ki yılın en güzel sahnelerinden biri bile olabilir, Dolan’ın bu filmde beğenmediğim tavrı, aralara serpiştirdiği oedipus kompleksi göndermeleri içeren sahneler. Açıkçası bu hikayeyi hiçbir psikolojik çıkarım yapmadan izlemeyi tercih ediyorum çünkü madalyonun öbür tarafına baktığımızda, yönetmenin utangaç bir çocuk misali ucundan kıyısından girmeye çalıştığı oedipus kompleksi ve benzeri psikanaliz konularını göz önüne alıp filmi değerlendirmeye kalktığımda, bu alanda filmin o kadar da uzun boylu olmadığını söylemeliyim. Hikayenin duygusal yapısı, karakter analizleri oldukça başarılı üstelik Dolan her zaman olduğu gibi yine eğlenceli bir müzik çalışması çıkarmış ancak anne-oğul arasındaki anne-komşu kadın arasındaki ilişkiler bir ‘dahi’den bekleyemeyeceğim kadar yalın bir seviyede. O yüzden seyircinin hikayeye ve karakterlere odaklanmasında yarar var çünkü aralara serpiştirilmiş psikanalize dönük ‘örnek’ sahneler, hem hikayeye bir katkı sağlamadığından, hem de fazla ‘yapay’ durduğundan, oldukça göze batıyor.

Mommy

Neticede Xavier Dolan sinemasını takip etmek oldukça keyifli, yönetmenin ne hayranı ne de karşıtı biri olarak ortada durabilmeyi başardığımı söyleyebilirim. Özellikle hikayenin içerisinde kullanılan parçalar kusursuz seçilmiş, filmde şarkı seçimine özellikle dikkat edenlere tavsiye edilir.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s